Tekrar merhaba
Eskimez gibi her rutinim anmak seni
Seni özlemekten ben eskidim
Geçen hafta açtın yine içimde
Bu sefer anladım seni unutmuşluğumu
Buldum seni
Poşet çay içmeye başladığımdan beri
Utanıyordum unuttuklarımdan
O denli işte halim
Umursamaz bir içkinlikle
Seni hatırladım ya
Bu sefer uçuştu karahindibalar içimde
Kabuklu aşk kırıntılarımız
Beraber öpüştüklerimiz
Ne çok çocuklukta kaldı
Büyümeyi en çok arzu ettiğimiz
Beraberliğimiz
Ya aşktı ya ilk sevgi
İlk sevgili
Bir bakıma yıkımımı yarattın
Zaman aldı toparlanışım
Şimdi bastırdığım sen
Yine buradaysa tut beni
Tut yanılmaya müsait her yerimi
Özlemim çapuldan silik geçmişimiz gibi
Kaybolmaya yüz tutmuş hem
Tastamam çocukluğumuz
Şimdi ağlaşıyoruz
Beraberiz
Her yerdeyiz belki
Yok gibi değiliz
Elimizde tutuşuruz
Gözlerimiz büyür, farklı bakarız
Geçmişi unutmayız bundan böyle
Yedi yaşımdın
İlk aşkım
Bilinmez kadınım
Birdenbire bir uyanışla yeni hayata tanık olmak ne acı. Bu kavramsal uyanış, belki yeni
tanımlanacak ve toplumun ne zamandır uyuttuğu garip tarifi adlandıracak. Uyanışın sinsice
oluşu şaşkınlık yaratımını engellemez ancak bilemeyiz bunu, zaten zamanın işleyişi böylece
tahmin edilemez. Ansızın bir bastırılışı fark etmekle başlar. İşte derinlerden bir uyanış
gibidir bazı ilk aşklar.


