Bugün, dünyanın bir başka eşikten geçtiği anlara tanıklık ediyoruz. Savaşların, soykırımların, sömürgeci ve emperyalist müdahalelerin çok katmanlı şiddet politikalarıyla biçimlendiği bir dünyada yaşıyoruz. Bu hakikat orada, tüm ağırlığıyla duruyor.
Onunla yüzleşmek, o ‘’gözlere’’ bakmak—işte mesele tam da burada başlıyor. Ayşenur Ezgi Eygi’nin bakışı o mücadeleyi kurmaya cesaret edenlerin ve başkalarını da buraya davet edenlerin mücadelesine uzanıyor.
Muhammed el-Kurd’un çağrısını hatırlayarak:
‘’Filistinlilerin gözlerinin içine bakın.’’
Hem tanık hem de tanıdık olanların gözlerine. Kaybını yaşayan, ama direnişini hâlâ sürdüren gözlere…
1948’de başlayan Nakba bitmedi. Nakba bugün Gazze’de sürüyor. Batı Şeria’da sürüyor. Kudüs’te sürüyor.Silwan’da sürüyor.Filistin halkı 78 yıldır yerinden ediliyor, kuşatma altına alınıyor, katlediliyor…
Filistin halkı, bütün bu şiddete rağmen var olmaya, hatırlamaya ve direnmeye devam ediyor.
Bugün burada, Nakba’nın yıldönümünde; taşıdığımız pankart, Doğu Kudüs’teki Silwan mahallesinde başlatılan I Witness Silwan / Silwan’a Tanıklık Ediyorum kamusal sanat direnişinden ilham alıyor.
İşgalin ve direnişin hafızasını taşıyan bir mahallenin mücadelesini anmak için buradayız.
Silwan’ın çeperlerine serpilen gözler yerel ve uluslararası liderlerin, aktivistlerin, işçilerin, katledilenlerin ve mücadelesini sürdürenlerin gözleridir.
2003’te buldozer altında kalarak ölen Rachel Corri’nin, direniş edebiyatının ve Filistin halk kurtuluş cephesinin direnişçisi Ghassan Kanafani’nin, 2020’de ırkçı polisler tarafından nefessiz kalana kadar ezilerek katledilen George Floyd’un, 2020’de İsrail sınır polisi tarafından vurularak [katledilen Eyad el Halak’ın, 2022’de katledilen gazeteci Shireen Abu Akleh’in gözleri,oradadır. Ve daha nice direnişçinin, sanatçının, aktivistin gözleri Filistin’de ve Dünya’nın üzerindedirler.
Tanıktırlar.
‘’Silwan’ mahallesinden ve Madaa Silwan merkezinden Javad Siyam’ın sözleri bu durumu açıkça ifade etmektedir:
“Bakışlarımız insanlara onları gördüğümüzü ve onların da bizi görmesi gerektiğini söylüyor…”
Ve bugün Silwan’da gördüğümüz gözlere Ayşenur Ezgi Eygi’nin gözlerini ekledik. Ayşenur, 6 Eylül 2024’te yardım ve ziyaret amacıyla gittiği Filistin‘nde İsrail Savunma Kuvvetleri‘nin açtığı ateş sonucu vurularak katledildi. Ayşenur’u saygıyla anarken, öğrenci intifadasını inşa etmeye, geliştirmeye, herkesi bakışlarını Filistin’e çevirmeye çağırıyoruz.
Bugün Silwan’da yüzlerce Filistinli aile zorla tahliye tehdidi altında yaşıyor. Evler yıkılıyor, mahalleler boşaltılıyor, yaşam alanları turistik ve ideolojik projeler uğruna gasp ediliyor.
Silwan Mahallesi İsrail’in ‘’Davut Şehri’’ projesiyle çevirmek istedikleri turistik rant alanı, Trump’ın sömürgeci planı çerçevesinde bugün Gazze için tasarlanıyor.
İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırım politikalarına destek veren ABD ve onunla iş birliği içindeki küresel güç odakları, hiçbir hesap verilebilirlik mekanizmasına tabi tutulmuyor.
Bakışlarımızı bir mahallenin çeperlerine çevirmeye davet ederken, hafızaya, direnişe ve başka bir gelecek tahayyülüne uzanan, sömürgeci ve emperyal göze karşı müşterek bakışlar kurmaya çağırıyoruz.
Türkiye Devleti İsraill’e mali, askeri ve diplomatik suç ortaklığına son vermelidir.
İşgali, yerleşimci sömürgeciliği ve soykırımı besleyen tüm şirketler boykot edilmeli
Üniversiteler, kültür kurumları ve şirketler işgal ekonomisiyle kurdukları ilişkileri derhal sonlandırmalıdır.
Silwan’da, Kudüs’te, Batı Şeria’da ve Gazze’de süren zorla tahliyeler, ev yıkımları ve etnik temizlik politikaları durdurulmalıdır.
Silwan özgür olana kadar,
Gazze özgür olana kadar,
Filistin özgür olana kadar mücadele sürecek.
Ayşenur’un Gözlerinin İçine bakın!
Filistinlilerin Gözlerine İçine bakın!

English
Today, we are witnessing another threshold in the world’s history.
We live in a world shaped by wars, genocides, colonial and imperial interventions, and multilayered regimes of violence.
This reality stands before us in all its weight.
To confront it, to look into those eyes—this is precisely where the matter begins.
Ayşenur Ezgi Eygi’s gaze reaches toward the struggle of those who dare to build this resistance and invite others into it.
Recalling Mohammed El-Kurd’s call:
Look Palestinians in the eye!
Into the eyes of those who are both witnesses and familiar to us. Into the eyes of those who carry loss, yet continue to resist.
The Nakba that began in 1948 has never ended. The Nakba continues today in Gaza. It continues in the West Bank. It continues in القدس/Jerusalem. It continues in Silwan.
For 78 years, Palestinians have been displaced, besieged, and killed.
And despite all this violence, Palestinians continue to exist, to remember, and to resist.
Today, on the anniversary of the Nakba, the banner we carry is inspired by the public art resistance project I Witness Silwan, initiated in the Silwan neighborhood of East Jerusalem.
We are here to honor the struggle of a neighborhood that carries the memory of both occupation and resistance.
The eyes spread across Silwan are the eyes of local and international leaders, activists, workers, martyrs, and those who continue their struggle.
They are the eyes of Rachel Corrie, who was killed under an Israeli bulldozer in 2003;
Ghassan Kanafani, resistance writer and member of the Popular Front for the Liberation of Palestine; George Floyd, murdered by racist police violence in 2020; Eyad al-Hallaq, shot and killed by Israeli Border Police in 2020; and journalist Shireen Abu Akleh, killed in 2022. And many more—resistance fighters, artists, and activists whose eyes remain fixed on Palestine and on the world.
They are witnesses.
As Jawad Siyam from Silwan and the Madaa Silwan Creative Center states:
“The staring eyes say to people that we see them and they should see us too. . . . We want to say that we are here—we love our land and our home.” —Jawad Siyam, Director, Madaa-Silwan Creative Center
And today, we have added Ayşenur Ezgi Eygi’s eyes to those we see in Silwan.
Ayşenur was killed on September 6, 2024, after being shot by Israeli forces while in Palestine for solidarity and humanitarian support. As we honor her memory, we call on everyone to build and strengthen the student intifada, and to turn their gaze toward Palestine.
Today, hundreds of Palestinian families in Silwan live under the threat of forced displacement. Homes are demolished, neighborhoods are emptied, and living spaces are seized for the sake of touristic and ideological projects.
The same colonial logic that seeks to transform Silwan into a tourist profit zone through Israel’s so-called “City of David” project is now being projected onto Gaza through Trump’s colonial plans.
The United States, which supports Israel’s genocidal policies in Gaza, along with the global powers collaborating with it, continues to evade any meaningful mechanisms of accountability.
As we invite our gaze toward the edges of a neighborhood, we also call for collective ways of seeing that extend toward memory, resistance, and the imagination of another future—against the colonial and imperial gaze.
The Turkish state must end all financial, military, and diplomatic complicity with Israel.
All companies that sustain occupation, settler colonialism, and genocide must be boycotted.
Universities, cultural institutions, and corporations must immediately sever all ties with the economy of occupation.
Forced displacements, home demolitions, and ethnic cleansing in Silwan, Jerusalem, the West Bank, and Gaza must stop.
Until Silwan is free,
Until Gaza is free,
Until Palestine is free,
the struggle will continue.
Look Ayşenur in the eye!
Look the Palestinians in the eye!
Arabic
نشهد اليوم لحظةً أخرى يعبر فيها العالم عتبةً جديدة. نعيش في عالمٍ شكّلته الحروب والإبادات الجماعية والتدخلات الاستعمارية والإمبريالية وسياسات العنف المتعددة الأوجه. هذا الواقع يواجهنا بكلّ ثقله.
وعند مواجهة هذا الواقع، بالنظر في تلك العيون، تبدأ القضية.
تمتد نظرة عائشة نور إزجي إيجه إلى نضال أولئك الذين أظهروا شجاعةً في بناء هذه المقاومة ودعوة الآخرين للانضمام إليها.
نستذكر نداء محمد الكرد: “انظروا إلى عيون الفلسطينيين“.
إلى عيون من شهدوا ذلك، ومن نعرفهم. إلى عيون من يعيشون مع الفقد، ومع ذلك يواصلون المقاومة.
النكبة، التي بدأت عام ١٩٤٨، لم تنتهِ. النكبة مستمرة اليوم في غزة. مستمرة في الضفة الغربية. مستمرة في القدس. مستمرة في سلوان.
على مدى 78 عامًا، عانى الشعب الفلسطيني من التهجير والحصار والقتل.
ورغم كل هذا العنف، ما زال الشعب الفلسطيني صامدًا، صامدًا، صامدًا. اليوم، في ذكرى النكبة، نقف هنا حاملين لافتة مستوحاة من مشروع الفن العام المقاوم “أشهد على سلوان”، الذي انطلق من حي سلوان في القدس الشرقية.
نحن هنا لنُحيي ذكرى نضال حيّ يُجسّد ذكرى الاحتلال والمقاومة.
العيون المنتشرة على أطراف سلوان هي عيون قادة محليين ودوليين، ونشطاء، وعمال، وشهداء، ومن يواصلون النضال.
هذه عيون راحيل كوري، التي قُتلت بجرافة عام 2003؛ وغسان كنفاني، كاتب أدب المقاومة والمناضل في الجبهة الشعبية لتحرير فلسطين؛ وجورج فلويد، الذي قُتل على يد الشرطة العنصرية عام 2020؛ وإياد حلاق، الذي قُتل خلال الانتفاضة الثانية. وعيون الصحفية شيرين أبو عقلة، التي قُتلت عام ٢٠٢٢. عيونهم هناك.
وعيون العديد من المقاتلين والفنانين والناشطين الآخرين تتطلع أيضًا إلى فلسطين والعالم.
إنهم شهود. وكما قال جواد سيام من مركز سلوان:
“العيون الشاخصة تقول للناس إننا نراهم، وعليهم أن يرونا أيضًا… نريد أن نقول إننا هنا – نحب أرضنا ووطننا.” – جواد سيام، مدير مركز مدى سلوان الإبداعي.
اليوم، أضفنا عيون عائشة نور إزجي إيجه إلى العيون التي نراها في سلوان.
قُتلت عائشة برصاص قوات الاحتلال الإسرائيلي في ٦ سبتمبر ٢٠٢٤، بينما كانت في فلسطين للتضامن وتقديم المساعدات الإنسانية.
إحياءً لذكرى عائشة نور، ندعو الجميع إلى تطوير وتوسيع الانتفاضة الطلابية وتوجيه أنظارهم إلى فلسطين.
اليوم، تعيش مئات العائلات الفلسطينية في سلوان تحت تهديد التهجير القسري.
تُهدم المنازل، وتُفرغ الأحياء، وتُصادر أماكن السكن لصالح مشاريع سياحية وأيديولوجية. إن المنطق الاستعماري نفسه الذي يقف وراء مشروع “مدينة داود” الإسرائيلي، والذي يهدف إلى تحويل سلوان إلى منطقة سياحية واستغلالية، يُطبّق الآن على غزة في ظلّ خطط ترامب الاستعمارية. تدعم الولايات المتحدة، إلى جانب قوى عالمية متواطئة، سياسات الإبادة الجماعية الإسرائيلية في غزة، ولا تخضع لأي مساءلة حقيقية.
بينما ندعو إلى التركيز على أطراف حيّ مُحدّد، فإننا ندعو أيضًا إلى بناء رؤية مشتركة تشمل الذاكرة والمقاومة وتخيّل مستقبل بديل في مواجهة المنظورات الاستعمارية والإمبريالية.
يجب على الدولة التركية إنهاء تواطؤها المالي والعسكري والدبلوماسي مع إسرائيل.
يجب مقاطعة جميع الشركات التي تُغذّي الاحتلال والاستعمار الاستيطاني والإبادة الجماعية.
يجب على الجامعات والمؤسسات الثقافية والشركات قطع علاقاتها فورًا مع اقتصاد الاحتلال.
يجب وضع حدٍّ لسياسات التهجير القسري وهدم المنازل والتطهير العرقي المستمرة في سلوان والقدس والضفة الغربية وقطاع غزة.
سيستمر النضال حتى تتحرر سلوان، وحتى تتحرر غزة، وحتى تتحرر فلسطين.
انظروا “لعائشة نور” في عينيها!
انظروا للفلسطينيين في عيونهم!



