*Asosyoloji notu: Bu yazı görsel temsiliyetin gündelik pratiklerde nasıl biçimlendiğine dair dikkatli bir gözlem denemesi sunuyor. Kuramsal bir çerçeveden çok, izlenimsel bir okuma öneren bu metni akademik beklentiden çok tartışma yaratıcı bir alan olarak değerlendirerek yayına aldık. Bu yaklaşımın okuyucularla birlikte çoğullaşacağına inanıyoruz.
Görseller, içinde bulunduğumuz veya aktarmak istediğimiz durum, olay ve nesneleri en kısa ve çarpıcı bir şekilde ortaya konulmasına olanak sağlar. Bu durum olanı ortaya koymak için bize en gerçekçi olma imkanını verirken aynı zamanda kitleleri görseller üzerinden bilinçli veya farkında olmadan yönlendirerek bazı algıların yerleşmesine olanak sağlar. Görsel sosyoloji ise üretilen, seçilen bu görselleri çeşitli şekillerde ele alarak inceler. Herhangi bir görselin seçilmesi bile birçok şeyi anlatırken görseldeki her bir ayrıntı bir mesaj taşır. Bu mesajlardan bazıları çerçevenin içine alınanlar ve dışına itilenler, görselin merkezine kimlerin yer verildiği, cinsiyet rolleri ve eşitliği, farklılıklara ne şekilde yer verildiği ya da verilip verilmediği şeklinde okunabilir. Öte yandan, görüntülerden çıkarım yapılarak araştırmada yer alan öznelerin belirli konular hakkında hafızalarının uyarılması ve bu yolla bilgi alınması veya öznelerin gündelik yaşamlarına kendilerinin yükledikleri anlamların imgesel karşılıklarının farklı tekniklerle elde edilmesi de görsel sosyolojik araştırmalarda sıklıkla başvurulan yollar arasındadır. (Toksoy, 2019)
Ci̇nsi̇yet Eşi̇tli̇ği̇ Ve Her İki̇ Ci̇nsi̇yete Eşi̇t Mi̇ktarda Yer Veri̇lme Yönünden İncelenmesi̇
Çocuk kitaplarında görsel dilin incelenmesi için MEB 2024 basımlı “HAYAT BİLGİSİ” 1. Sınıf bir ve iki kitabı incelenmiştir. Bunun nedeni tek bir görsele bakarak bütün hakkında yorum yapmamak ve karşılaştırmaları doğru ve detaylı bir şekilde yapmaktır. Bize görsellik anlamında en çok veri sağlayacak kitabın hayat bilgisi olması nedeniyle seçilmiştir. Daha eski basım hayat bilgisi kitabı ile karşılaştırmak incelediğimizde toplu olarak arşivlerde kitaplara ulaşamadığımız için çalışmanın sağlıklı olması nedeniyle görsellik anlamında gelişimi ya da belki gerilemeyi çalışmamız yansıtmamaktadır.



2 kitabın ortalama sayfa sayısı 250’dir. Ve her sayfada ortalama 5-6 insan vardır. Niceliksel olarak baktığımızda kız ya da erkek öğrenciye veya kadın ve erkek aynı sayıda yer verilmiştir. Cinsiyet rolleri ya da kamusal alan-özel alan anlamı ile baktığımızda ise yine anlamlı bir farklılık göze çarpmamaktadır. Örneklerden bir tanesi daha çok erkek mesleği olarak bakılan müdürlük (idari) rolünde kadın olması ama birkaç sayfa sonra erkek bir müdüre de yer verilmesi olabilir. Aynı şekilde bilim ve sanat konularında ise yine her iki cinsiyete de aynı oranda yer verildiğini görüyoruz. Kalıplaşmış rollerin hep belli bir cinsiyette gösterilmemesi ama aynı zamanda bunu yapmayalım derken komple o cinsiyette o role hiç yer verilmemesi gibi bir durumda yaşanmaması yönünden başarılı diyebiliriz.


Farklılıklara Yer Veri̇lmesi̇ Yönünden İncelenmesi̇
Farklılıklara fiziksel özellikler anlamında incelediğimizde kitap boyunca çeşitli özelliklere eşit miktarda yer verildiğini görüyoruz. Sarı, siyah, kıvırcık, düz saç ya da göz renkleri anlamında yeterince örnek var. Siyah hiç öğrencinin olmaması ülkemizde fazlaca bir nüfuslarının olmaması olabilir. Aslında bakılırsa genel anlamda sokakta karşılaştığımız ölçüde çeşitlilik kitaba güzel yansıtılmış.




Kitap boyunca sakatlık anlamında sadece belli konularda değil her ünitede sakat bireylere yer verilmiştir. Yukarıda bazı örneklerini görüyoruz. Özellikle başarılı bulduğum bir yer ise fiziksel özelliklerimiz ya da farklılıklarımız kısmında bu durumu adeta damgalarcasına gözümüze sokulmamış olmasıdır. Aşağıdaki örnek bunun için gayet başarılı denilebilir.

Ama kitap boyunca dikkatimizi çeken bir nokta şu ki engel anlamında sadece tekerlekli sandalyedeki bireylere yer verilmiş olması. Kör, sağır ya da kulak cihazı ile, albino ya da ampute edilmiş tek bir birey bile yok. Diğer sakat bireylerin olmamasının nedeni hakkında hiçbir fikrimiz yokken ampute (kolu veya bacağı hiç olmayan) bir bireye yer verilmemiş olma durumu belki yaş grubunun çok küçük olması ve uzman görüşlerinin bu yönde olması gibi nedenlere bağlanabilir. Aynı şekilde saçkıran olan ya da kemoterapi sürecinde olabilecek saçı olmayan hiçbir çocuk ve hatta yetişkine yer verilmemiştir. Sadece az saçı olan bir dede resimlerde vardır ama onun durumu bile tam kellik değildir. Buradan hareketle sanki biraz estetik kaygıların gözetilmiş olma durumu göze çarpıyor. Sakatlara yer verirken bile görece insan gözüne daha hoş gelebilecek sakatlıkların seçilmesi bize bunu düşündürdü. Bu durum belki uzmanlarca (eğitimciler) açıklanabilecek bir durum olabilir.
Tesettürlü kadınlara yer verme açısından değerlendirdiğimizde her yaş grubu ve statüdeki kadınlara tesettürlü şekilde yer verilmiştir. Buna karşılık bütün yaş grubu ve statüdeki tesettürlü olmayan kadınlara da yer verilmiştir.

Fotoğrafın Merkezi̇nde Ki̇mleri̇n Bulunduğu Yönünden İncelenmesi̇


Kitapta çoğunlukla aile, okul ve sınıf ortamında çocuk merkeze alınarak bir çizim planlanmış. Örneğin yukarıda sınıf görselinde tahtadan arkaya bir bakış değil de arkadan sanki bir öğrenci sırasından fotoğraf çekilmiş gibi resmedilmiş. Aynı şekilde aşağıda bahçe resminde de öğretmenin olduğu yerden çocuklara bakar gibi değil de çocuğun gözünden öğretmene bakış şeklinde resim var. Bu durumun nedeni eğitimde çocuk merkezli bir bakış açısının hakim olmasının yansıtılmak istenmesi olabilir.

Genel anlamda kitabı görsellik açısından yorumlayacak olursak çok büyük bir kitleye hitap edeceği için bazı hassasiyetler göz önünde bulundurulmasına rağmen yaş grubu ve toplumun her kesimine hitap edecek olması dolayısıyla bazı noktalar yüzeysel şekilde resmedilmiş görünüyor. Detaylara indiğimizde bahsettiğimiz sorunlar göze çarpmasına rağmen genel anlamda büyük bir hata barındırmayan görselleri bulunan bir kitaptır.
Ki̇taplarda Yer Veri̇len Li̇der Görüntüleri̇



Çalışmamızı yapmak için çeşitli kitapları incelerken Atatürk’ün kitapların içlerindeki pozların genelin aksine ufka bakarken değil de konu ile paralel giden kitap okurken veya kitaplarla ilgilenirken başı öne eğik şekilde resmedildiğini ve bu resimlere kitaplarda yer verildiğini görüyoruz. Bu durum çok genel haliyle bizi herhangi bir görsel kullanılırken kime hitap ediyoruz ve onlara nasıl ve hangi yönlerle hitap etmek istiyoruz bu soruların cevapları doğrultusunda liderlerin tek düze ve her zaman güçle bağdaştırılacak şekilde değil de insani ya da farklı bağlar kurulacak şekilde düşüncelere yön verilebileceğini görüyoruz. Tabi ki bu görseller kullanılırken yine de genel kurallar olan düzgün giyim, temiz bir çekim ve vurgulanmak istenen şeyin arka planlarda dekor olarak kullanıldığını görüyoruz.
Görselli̇ği̇n Başarılı Bulunduğu Zor Konular Hakkında Alternati̇f Örnekler
Kayıplar İçi̇n: Boşluk, Anna Llenas, Nesi̇n Yayınevi̇.
Büyük kayıpların (deprem vb.) okul öncesi çağı çocuklarına uygun bir şekilde anlatılıp resmedildiği başarılı bir kitaptır.

Kapağını inceleyecek olursak gerçek bir boşluğun olduğu resim kayıpları gayet güzel resme sığdırabilmiştir.

Bu sayfada yaş grubuna uygun olarak kayıpların sert olmayacak bir şekilde yok oluşu güzel tasvir edilmiştir.

Doğru tıkacı bulmak için verdiği tüm mücadeleden sonra doğru tıkacın kendisini dinlemek olduğunu ve ardından herkesin boşlukların fark ettiğini ve zamanla kendi içine bakmanın boşluğu küçülttüğünü fark etmiştir. En son sayfada ise boşluğun asla yok olmayacağı ama onun tekrardan filizlendirecek şey olduğu görselle gayet güzel bir şekilde verilmiştir.
Sakat Bi̇reyleri̇n Yansıtılması
Kırmızı Tramvay: MEB Di̇ji̇tal Öykü Ki̇tapları

Kitabın kapağı incelendiğinde İstanbul’un simgesi olan bir tramvay vardır.

Kitaba başladığımızda teyzenin ampute bacağını görüyoruz ama kitap boyunca bu bir kere bile söylenmiyor. Gayet akışında ve hatta ilgiyi illa bacağa çekmek istercesine resmedilmemiş.

İlerleyen sayfalarda karşımıza tramvayın dezavantaj olabilecek, norm dışı sayılan bir durumundan sakatlıkla bağdaştırılabilecek bir şekilde bahsediliyor.

En son sayfada ise bazı durumların ve farklılıkların değerinden bir şey götürmeyeceği İstanbul’un sembolü olan tramvayla güzel bir şekilde harmanlanıp veriliyor. Ama bu bir engel üzerinden değil de bir sembol üzerinden yapılması ve vurgulanarak değil de ince ayrıntılar ve görsellerle verilmesi kitabı başarılı kılıyor.
Göç Ve Mülteci̇li̇k: Bavulumdaki̇ Kırık Fi̇ncan, Chri̇s Naylor, Pearson Yayınevi̇

Kitabın kapağını incelediğimizde kaçan ve bir halde görülen ve ilk bakışta ne olduğunu kestiremediğimiz elinde bir bavulu olan hayvan ve karşısında gayet yerleşmiş gözüken ve hemen türlerini kavradığımız bir tavşan, kuş ve tilki görüyoruz. Kitapta o hayvana yabancı biri deniyor o yerleşik olmama hali ve ötekileştirme sadece kapağın görseli ile bile başarılı bir şekilde verilmiş.
Kitapta bir diğer güzel nokta ise bazen bir fotoğrafın kişi için sadece fotoğraf olmadığı onun tüm dünyası olabileceğini de vurguluyor. Geldiği yerden elinde sadece kırık bir fincan ve eski bir fotoğraf olmasına rağmen onun için kocaman bir dünyayı tasvir ediyor.
Kitabın en sonunda ise yeniden bir hayat kurmanın ve kabul edilmenin verdiği durum yeni bir fotoğraf karesi ile başarılı bir şekilde yansıtılmıştır. Gidişi anlatan öğeler olan bavul ve hareketli duruma yer verilmemiştir. Bu da görselliğin ne kadar güçlü bir dil olduğunu bize anlatan güzel bir tesadüf olarak kitapta karşımıza çıkıyor.


Kaynakça
https://tymm.meb.gov.tr/upload/kitap/tegm/hayat_bilgisi_1_1.pdf
https://tymm.meb.gov.tr/upload/kitap/tegm/hayat_bilgisi_1_2.pdf
Sosyal Bilimler Dergisi/ The Journal of Social Science, Yıl:6, Sayı:41, Ekim 2019, s. 362-373
https://egitimdebirlikteyiz.meb.gov.tr/Materyaller/Medya/Cocuk_Oykuleri/Kirmizi_Tramvay
*Öne çıkan görsel: Kara Walker Scene of McPherson’s Death 2005

![Acziyet Ürpertisinin Estetik Katlinde Bildung’un [(ÖZ)+(NE)?] Tasarısı](https://asosyoloji.com/wp-content/uploads/2026/04/WhatsApp-Image-2026-04-07-at-19.30.07.jpeg)
