Günümüz Direniş Öznellikleri: Dijital Militanlık Olarak Wikileaks

Küresel enformasyon çağında yaşıyoruz. Emeğin nesnesi ve değeri soyutlaşıyor. Somut olmayan emeğin değeri kol gücü emeğini aşarak baskın hale geliyor. Bugün istihdam edilen pek çok işçi bilişsel ve duygusal emek üretiyor. Belki bu nedenle denebilir ki işçi ürettiği şeye daha da yabancılaşıyor. Başka bir açıdan kapitalizmin yeni alanlarında işçiler daha vasıflı, entelektüel kimseler. Bütünü kavrayabilme yetisine sahip, kapasitesi yüksek ve eğitimli kişiler üst düzeylerde veya masa başı işlerde çalışanlar yeni işçi sınıfını, beyaz yakalıları oluşturuyor. Sistemin talep ettiği işçi profili böyle olunca eğitim sistemleri de aynı yönde değişiyor ve bireyler gelecek ve kariyer planlarını yüksek eğitimli olma üzerine yapıyorlar. Böylece kurumlar ve şirketlerde çalışan beyaz yakalılar ve fabrikalar, şantiyeler veya devletin savunma kurumları gibi yerlerde çalışan arz fazlası oluşturmuş yüksek vasıflı işçiler görüyoruz. Artık herkes eğitimli, üniversite okumuş, hayattan beklentisi yüksek ve “spesifik entelektüel” Foucault’nun deyişiyle.

Kapitalist iktidar ilişkileri tarafından hayatın her alanında denetleniyor ve gözetleniyoruz. Kontrol toplumunda devletler güvenlik adı altında bütün kişisel verilere erişebiliyor ve onları depolayabiliyor. Örneğin sosyal medya hesapları, hard diskler, telefon mesajları, bilgisayar kameraları hatta yapay zeka veri tabanlarıyla zihinler de devletlerin girebildiği yerler oldu. Enformasyon çağında sistem bireylerden veri toplar ve çalarken tam tersi kendisini gizemli ve karmaşık hale getiriyor. Bunun karşılığında biz vatandaşlar ne elde ediyoruz: kapitalist ağlarla çevriliyken özgür bireyler olduğumuzu düşünmemiz sağlanıyor. Bu kadar kaynaşmış olduğumuz bir şeyle nasıl mücadele ederiz? Eğitimli işçiler oluşumuz bu iktidar ağlarını fark etmemizi sağlıyor ve derin çelişkileri ortaya çıkartıyor. Fakat her şeyin farkında olsak da nasıl sistemi dönüştüremiyoruz veya tam karşısında konumlanamıyoruz? Buna cevap olarak iktidarın heryerdeliğinden bahsedilebilir. Her yerde olan bir şeyle tek bir yerden mücadele etmek mümkün değil. Onu parçalara bölmeli, mücadele alanlarını pay etmeli ve bunu bir bütün olarak, kesişimlerin farkında olarak yapmalıyız. Bu yüzden sistemin yarattığı eğitimli işçiler bugün yaşamın her alanında özne olma mücadelesi veren sistem karşıtı kimliklere bürünüyorlar. Kendi silahınla tehdit edilmek, evet kapitalizmin başına gelen şey bu olabilir fakat bu onu kolay hedef haline getirmiyor.

Her yerde olan bir şeyle her yerden mücadele edilebilir. Yani her yerdelik çokça hedef noktası belirler ve darbe alan her nokta doğrudan sisteme yönelen bir tehdit olabilir. Örneğin bir çiftçinin tarım politikalarından memnuniyetsizliğini dile getirmek için traktörüyle kamu binalarını basması yaratıcı bir eylem biçimi olarak doğrudan kapitalist üretim ilişkilerini tehdit eder. Veya bir ülkedeki binlerce akademisyenin savaşa karşı bir bildiri imzalamaları da bir tehdittir çünkü bu kişiler sistemin ideolojik aygıtı olan okulların içinden bu eylemi gerçekleştirirler. İş yerlerindeki grevler, iş bırakma veya durdurma eylemleri sadece ait olduğu sektöre bir tehdit veya eylemi yapan işçilere bir kazanım değildir, diğer mücadelelere ilham ve umut taşırken benzer alanlarda yeni direniş siperleri yaratmak üzere yayılır. Öğrencilerle veya iş arkadaşlarıyla hiyerarşik unvan ilişkileri kurmamak da sistem karşıtı bir harekettir. Bir kadının evlenirken soyadını değiştirmek istememesi veya evlilikte seksi reddetme hakkını koruması da karşı harekettir. Hızlı tüketim ürünler kullanmamak ve fast fashion mağazalardan alışveriş yapmamak çevreci bir aktivizm olarak sistem karşıtıdır. Et yememek, küfretmemek, dürüst olmak, özgür aşkı savunmak da direniştir. Bu ve benzeri eylemlerden en küçük veya alakasız gözükeni dahi ziyadesiyle politiktir. Dolayısıyla hayatta sürekli politik kararlar alırız aslında. Ya sistem tarafından sistem için özneleştiriliriz ya da irademizle özgür özne olabiliriz. Kısacası iktidar ağlarına karşı mücadele ağları örmek gerekir, sistem nasıl küresel örgütleniyorsa direnişlerin de küresel örgütlenmesi gerekir.

Bugün sahip olduğunuz bütün meziyetleri ve taşıdığınız bilginin kendisini direniş malzemesine dönüştürebilirsiniz. Wikileaks kurucuları da tam olarak bunu yapmışlardı. 2006 yılında bir grup bilgisayar programcısı ve internet aktivisti tarafından kurulan Wikileaks anonim kaynaklara dayanan ve kaynaklarını kendisi de anonimleştiren, hassas belgeler yayınlayan bir sivil toplum kuruluşu şeklinde çalışmaktaydı. Logosu kum saatinin içinde sıvı sızdıran bir yerküre ve sızan sıvının oluşturduğu yeni yerküredir. “Wiki” Hawai dilinden türetilen hızlı anlamına gelen bir kelime. Wikipedia’dan da aşina olduğumuz gibi çeşitli sayfaların birbirine anahtar kelimeler ve linkler üzerinden bağlandığı wiki yazılımı Wikileaks’in de kullandığı yazılım. Yani tam çeviri yaparsak sitenin adı “hızlı sızıntı”.  2016’ya kadar 10 milyona yakın gizli belge yayınlayan bu organizasyon özellikle ABD iç ve dış siyasetine yönelik gizli belgeleri kamuoyuna sunmuştu. Bankacılık sektöründeki yolsuzluklar, 11 Eylül çağrı cihazı mesajları, Afganistan savaş harcamaları, Kenya’da yolsuzluk soruşturmaları, Guantanamo Körfezi’ndeki Amerikan hapishanelerinin koşulları, Irak’ta savaş esirlerine uygulanan yargısız infaz belgeleri, savaş suçları, suikast kararları gibi pek çok belge sızdırıldı. Belgeleri The Guardian ve The New York Times gibi büyük gazeteler de yayınlıyordu. ABD hükümeti “gizli ulusal savunma belgelerini elde etmek için komplo kurmak ve ifşa etmek” suçundan site kurucularına dava açmıştı. Suçlamalar belgelerdeki kişileri hedef gösterme, kişisel veriler paylaşma ve ülkelerin iç işlerine karışma şeklinde çeşitleniyordu. Peki suç işleyen devletleri ve işbirlikçilerini kim cezalandıracaktı? Devletlerin ülke dışında operasyonlarının meşruluk şartları nelerdi, kimler tarafından belirleniyordu?  Devletlerin iç işlerinin sınırı neydi? Devletler kendi topraklarında, kendi vatandaşlarına istediği muameleyi yapabilir miydi? Bunlar akla gelen sorular. Bilgi rejimlerine karşı Wikileaks hamlesi sistemin sır saydığı (devlet sırrı, ticari sır vb.) üst düzey bilgilerin ifşa edilmesi ve bu bilgilerin sıradan insanların diline dolanmasıyla devletlerin altına gizlendiği sır perdesini kaldırmıştı. İnsanların devletlerden hesap sorabilmesi için bilgiyi özgürleştirmişti.

Soruşturmaların başlamasıyla en ağır suçlamalar sitenin kurucularından ve editörlerinden Julian Assange’a yöneltilmişti. Assange sanatçı bir annenin ve aktivist bir babanın oğlu olarak Avustralya’da dünyaya geldi. Programlama, matematik ve fizik okuyan Assange hackerlik da yapmıştı. Victoria polisi çocuk istismarı birimine teknik danışmanlık sağlamış ve Avustralya’daki ilk halka açık internet servis sağlayıcısında çalışmıştı. Hükümetler tarafından teknolojinin sistematik istismarına ve internetin iktidarı kolaylaştırıcı bir alete dönüştürülmesine karşı olduğundan mesleki ve teknik bilgisini sisteme karşı kullanmayı seçti. Belgelerin ifşa sürecinde 2010 yılında İsveç savcılığı tarafından Birleşik Krallık’ta yürütülmek üzere Assange’ın işlediği iddia edilen cinsel suçlara yönelik ön soruşturma başlatılmıştı. Bu suçlamayla siyasi takibe alınan Assange İsveç’e gönderildiği taktirde nihayetinde ABD’ye iade edileceği korkusunu yaşıyordu. Bu nedenle Londra’da yedi yıl boyunca elçiliklerde ve konsolosluklarda siyasi sığınma hakkıyla yaşamak zorunda kalmış ve teslim olmamıştı. 2012’de Londra Ekvador Büyükelçiliğine sığınan Assange, 2017’de düşen taciz soruşturmasından sonra (sığınma nedeniyle zaman aşımı) 2019’da büyükelçilikte sığınma hakkını kaybetti. Mahkemeye çıkmadığı için İngiliz polisi tarafından büyükelçilikten çıkartılarak tutuklandı. Tutuklanmasının ardından Kefalet Yasasını iptal ettiği için 50 hafta hapis cezası aldı. Bu süreçte ABD, askeri dosyaların çalınmasını teşvik etmek ve yardım etmek suçlamalarıyla Casusluk Yasası kapsamında 18 ayrı federal suçlamadan Assange için 175 yıl ceza öngörmüştü. Assange, gazeteciliğin suç olmadığını ve belgelerin yayımlanması aşamasında gazeteci olarak çalıştığını ve ABD yasalarının ifade ve basın özgürlüğünü koruma altına aldığına inandığını söyleyerek savunmasını yapmıştı. ABD’ye iade edilmeyi reddederek Londra’da yüksek güvenlikli hapishanede kalan Assange’ın 14 yıllık hukuk mücadelesi 2024 yılında özgürlüğünü geri almasıyla sonlandı. Özgür kalabilmek için hapiste geçirdiği süre nedeniyle tahliyesine yol açan anlaşmanın bir parçası olarak gizli belgeleri elde etme ve ifşa etmek suçunu kabul etmek zorunda kalmıştı. Özgürlüğüne kavuştuktan sonra 78. Cannes Film Festivaline kendisini konu alan “The Six Billion Dollar Man” adlı belgeselin özel gösterimi için katılmış ve iki yıldır İsrail’in Gazze’de öldürdüğü beş yaşından küçük yaklaşık beş bin çocuğun ismi yazılı bir tişört giymişti. Sessizliğe gömülmemişti.

Wikileaks’in yaptığı işin hayranlıkla anılması ve ekibin kahramanlar olarak görülmesinin anlamı nedir? Wikileaks yayınladığı her belgeyle devletlerin hukukla kayıtlı olduklarını iddia ettikleri halde nasıl hukuk dışına çıktıklarını teşhir etmişti. ABD’yi utandıran belgeleri sızdırmak asıl suçların önüne geçmişti ve terör sayılmıştı. Açığa çıkan belgeler yüzünden devletler kendilerini savunmak istemiş hatta bazı üst düzey yetkililer devletlerin bunları vatandaşları için yaptığını ve daha pek çok bilmek istenmeyecek şeylere devletlerin vatandaşlarının iyiliği için katlandığını ima eden talihsiz röportajlar vermişti. Terörist örgüt ve yüksek teknolojili teröristler olarak ABD tarafından hedef gösterilen Wikileaks ve gönüllüleriyle bugün hala dayanışan ve duygu birliği içinde olan insanlar var. Bu insanlar dünyanın dört bir yanından ve bambaşka ideolojilerden. Peki bambaşka insanlara Assange ve Wikileaks’i savunduran ortak şey nedir? Özgür, şeffaf ve demokratik bir dünya olmalı. Liberaller bireyin bilgiye ulaşma hakkını savunurlar, anarşistler devletin despotizmini (bilgi üzerinde de) eleştirirler, komünistler tüm zenginliğin (ve bilginin de) kolektif yönetimini isterler. Özetle bu insanları birleştiren başka bir dünya hayalidir.

“Eğer savaşlar yalanlarla başlatılabiliyorsa barış da gerçeklerle başlatılabilir” diyen Assange günümüzde bilgi edinme hakkının simgesi oldu. Peki daha ötesinde Wikileaks projesinin ve Assange’ın devrimciler için önemi ne olabilir? 1917 Rus Devrimi’nden sonra Bolşevikler İtilaf devletleri arasında yapılan bütün gizli anlaşmaları ifşa etmişti. Wikileaks’in yaptığı şey de benzer biçimde devrimci bir işti. Assange kurduğu siteyle kimliğini açık etmeden enformasyon iletmeyi, gerçeği ortaya çıkartmayı ve tarihi değiştirmeyi vadediyordu. Bu sayede dünyanın pek çok yerinden sistemle bütünleş(e)memiş çok sayıda insan sisteme veri sızdırarak ruhunu kurtarıyor, özgürleşiyordu. Bunlar arasında Amerikan ordusunun Afganistan savaşındaki sivil ölümleri de içeren yaklaşık 90 bin belgeyi sızdıran Er Chelsea (Bradley) Manning vardı. Manning cinsel yönelimi ve kimliği bakımından tabiri caizse toplumsallaşamamış ve orduya eğitim masraflarını karşılayabilmek için katılmış genç bir insandı. İsminin ifşa olmasının sebebiyse yine sistemin içindeki yalnızlığı idi. Assange ise en başından beri ne yaptığını bilen, sızdırılan belgelere hayati tehlike oluşturacak olsa bile sansür uygulamayan bir çizgide kavgasını sürdürüyordu. Bu bazı tartışmalara neden olsa da o, kamuyu ilgilendiren her belgenin doğrudan insanlara iletilmesini savunuyordu. Wikileaks’i gerilla yayıncı olarak tanımlarken kendisi de öyle yaşayan, kurşun geçirmez yelekle gezen, kriptolu telefon kullanan, temkinli, bazıları içinse paranoyak sayılacak bir hayat sürüyordu. Assange’ın yıllar boyunca pes etmeden, kabul etmeden ve boyun eğmeden özgürlüğü için direnmesi yaptıkları hiçbir şeyin boşuna olmadığını gösteriyordu. Bütün bunları yaptıran yalın bir sistem öfkesi değil insanlığa dair beslenen umut ve sevgi duygularıdır da. Ben de dahil normal şartlarda haberdar olamayacağım bu olay direnişin ve mücadelenin devam ettirilmesiyle bugüne ve bugünden sonraya taşınıyor. Her özgürlük mücadelesi birbirine bağlı ve çoklu direniş kimlikleri üretiyor. Assange da bu çokluktan biri. Bir bilgisayar programcısı ve dijital militan. Bazılarımız queer, vegan, feminist, çevreci ve pek çok şey daha. Gücümüz de buradan geliyor: bir şeyle ve onun bütün izdüşümleriyle çokluk olarak savaşmaktan.

 

Kaynaklar

60 Minutes. “Julian Assange: The 2011 60 Minutes Interview.” Youtube: https://www.youtube.com/watch?v=Ubknv_CxSUY. Erişim:16.07.2025.

BBC News Türkçe. (26 Haziran 2024). “ABD’yle anlaşan ve serbest bırakılan WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange ülkesi Avustralya’ya döndü.” BBC News Türkçe: https://www.bbc.com/turkce/articles/c133362zd6ko.

Films for Change. “If wars can be started by lies, peace can be started by TRUTH- Julian Assange.” Youtube: https://www.youtube.com/watch?v=TQVBZQz6d4I. Erişim:16.07.2025.

Gibney A. (yönetmen). We Steal Secrets: The Story of WikiLeaks (2013). ABD: Jigsaw Productions, Global Produce.

Martinez A. (3 Haziran 2023). “Chelsea Manning 10 years after her sentence: what happened to the whistleblower?” El Pais: https://english.elpais.com/usa/2023-06-03/chelsea-manning-10-years-after-her-sentence-what-happened-to-the-whistleblower.html.

Pavard C. (21 Mayıs 2025). “The Six Billion Dollar Man: le parcours de Julian Assange en documentaire.” Festival De Cannes: https://www.festival-cannes.com/en/2025/the-six-billion-dollar-man-a-documentary-about-the-julian-assange-saga/.

Quinn B. (28 Haziran 2024). “You can expect everything’: what next for Julian Assange and WikiLeaks?” The Guardian: https://www.theguardian.com/media/article/2024/jun/28/you-can-expect-everything-what-next-for-julian-assange-and-wikileaks.

Taşkın E. (22 Mayıs 2025). “Assange, Cannes’a Gazze’de öldürülen binlerce çocuğun isminin yer aldığı tişörtle katıldı.” Anadolu Ajansı: https://www.aa.com.tr/tr/dunya/assange-cannesa-gazzede-oldurulen-binlerce-cocugun-isminin-yer-aldigi-tisortle-katildi/3574227.

Wikipedia. “List of material published by WikiLeaks.” Wikipedia: https://en.wikipedia.org/wiki/List_of_material_published_by_WikiLeaks. Erişim: 22.07.2025

Wikipedia. “Wikileaks.” Wikipedia: https://en.wikipedia.org/wiki/WikiLeaks. Erişim: 14.07.2025.

Yerushalmy J. (25 Haziran 2024). “Explainer: who is Julian Assange and what are the details of his plea deal?” The Guardian: https://www.theguardian.com/media/article/2024/jun/25/explainer-who-is-julian-assange-and-what-are-the-details-of-his-plea-deal.

 

  • Melek Bulut

    Önerilen Yazılar

    Sadece Rüyama Gel

    Sadece Rüyama Gel Hiçbir şey istemiyorum, sadece rüyama gel: konuşmak istediğim bir kaç şey ve göstermek istediğim yapraklar var. Hiçbir şey istemiyorum, sadece gözlerime bak: içindeki boşluğa, en dibinde ışıldayan…

    devamını oku
    Bizim Çiftlikten Taze, Organik bir Bilinç Akışı…

    Kahkahasını çok özlediğimiz Fulya Erdemci’ye ithafen… Yazarın Notu: Bu yazı, Memo Şahinler’in “böyle bir platform var; serbest biçimde, köşe yazısı tadında yazar mısın” davetiyle doğdu. Memo benim eski Radikal ve…

    devamını oku