Tüm Türler İçin Kampüs Düşlemek: İhtimam, Mücadele, Umut

Bugün okulumuzun kıymetli kulüplerden Pati ile söyleşi yapıyoruz. Bu söyleşiyi kampüste patisi, nefesi ve tüyü geçmiş tüm yaşamlara ve geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz yoldaşımız Karamel’e ithaf ediyoruz.

Topluluğunuzun varlığı kampüste hangi ilişkileri, temasları ya da duygulanımları görünür kılıyor?

(Afra) Kulübümüz okuldaki hayvansever insanları bir araya toplayan bir oluşumdur. Herkes kendi ideoloji ve görüşlerinden sıyrılıp tek bir amaç uğruna topluluğa girerek kendinden başka bir yaşam adına uğraşmaktadır. Tüm çabalar ve dahil olan insanlar bizler için de bir o kadar kıymetli ve değerlidir. Kişi sayısı arttıkça okul yönetimine karşı görünülürlülüğümüz artmakta ve kulübün yeri sağlamlaşmaktadır. Kendi kendi tutumlarına göre yasak ya da uygulamalar getirmelerinin önünde büyük bir kolektif duruş yer almakta ve kampüs hayvanlarımız korunmaktadır.

(Gamze keleş) Okulumuz pati kulübü olarak okuldaki öğrencilere; kampüslerimizde bulunan patili dostlarımızın temel ihtiyaçlarıyla ilgilenildiği için sevgi ve güven ortamı oluşturulmaktadır. Okul yönetimine karşı öğrenciler ortak hareket etmektedir.

( Taha ) Pati Kulübü bence okulda hep “iyi hissettiren” bir şey olarak görülüyor. İnsanlar bizimle karşılaştığında genelde gülümsüyor, yanımıza gelip sohbet ediyor ya da “şu kedi ne kadar tatlı, adı ne?” gibi şeyler soruyor. Bu bile kampüste çok güzel bir sıcaklık yaratıyor. Sanki herkes biraz durup nefes alıyor, paylaşmanın ve sevginin ne kadar kolay olabileceğini hatırlıyor. Bizim için de bu iletişimler çok değerli çünkü kulüp aslında hayvanlarla ilgilenmekten çok daha fazlası.

(Beren) Kulüp içerisinde bulunduğum süre boyunca insanlar ve hayvanlar arasında olan bağı güçlendirebilecek öneriler ve davranışlar sergilemeye çalıştım. Kulüp olarak da amaçlarımızdan birisi insanlar ve diğer hayvan dostlarımız arasındaki iletişimi ve etkileşimi güçlendirmek. Fakat insanlardan olumsuz dönüt aldığımız, hoş olmayan şeyler duyduğumuz birçok durum da söz konusu. Birçok şeyi zorla yaptırdığımız, yeteri kadar çabalamadığımız gibi çeşitli söylemler duymak hepimizi yıpratıyor. Bizler elimizden geldiğince olumlu düşünmeye ve insanlarda “birlikte yaşam” hissini tekrar uyandırmaya/güçlendirmeye çalışıyoruz. Okul içerisindeki birçok şahısla (öğrenci, akademisyen, teknik görevli, asistan, gönüllüler) bu “birlikte yaşam” hissi sayesinde iletişime geçtik ve geçmeye devam ediyoruz. Bu his hepimizi birleştiren ortak bir değer. Pati Kulubü bence vicdani duyguları olan her insan için olumlu yönde duygular uyandırıyor. Olumludan kastım; merhamet, mutluluk, empati. Empati yaparak hayvanın aç halini düşünmek, miyavladığını görmesi kişide bazı duyguları uyandırabilir. Belki bu kulüp kampüs dışında da yaşayan birçok hayvanın doymasına vesile olmuştur. Besleme gönüllüsü olmayıp bizi izleyenler belki dışarıda bir hayvan gördüğünde ona yaş mama alıp vermiştir:)

(İlkay) Genele bakıldığında izlenim iyi olsa da tepki topladığımız zamanlar olabiliyor. Fakat çoğunluk iyi tepkilerden oluştuğu için kampüsteki insanlarla olan iletişimimiz yardımlaşma ve hayvanlara olan ortak sevgi üzerine kurulu.

(Nehir) Pati kulübü olarak en önemli amaçlarımızdan biri tabi ki kampüslerimizdeki tüm hayvanların beslendiğinden ve sağlıklı olduğundan emin olmak. Bunu yaparken insanlara birlikte yaşama bilincini, tür ayrımı olmadan her yaşama değer vermeyi , empati kurmayı ve sorumluluk bilincini hatırlatan bir alan yaratıyoruz. Bizler kendi dertleri için ve uğradığı haksızlıklar için sesini çıkaramayanlar için de sesimizi çıkarmaya ve onlara yardımcı olmaya çalışırken aynı zamanda onlarda kampüsteki sevecenlikleri ile okulumuzun huzuru olmaktalar.

(Azra) Pati Kulübü, kampüslerdeki patili dostlarımızın ihtiyaçlarını fark etmemizi ve onlara karşı sorumluluk duygusu geliştirmemizi sağlıyor. Bu durum öğrenciler olarak aramızda empati, duyarlılık ve dayanışma gibi duygularımızın gelişmesini sağlıyor. Birçok kişiyle iletişimde olduğumuz için saygılı ve aktif bir iletişim biçiminde olmamız gereklidir.

Pati sadece kulüp değil, kampüste ihtimamın, sevginin , dayanışmanın, şefkatin müşterek dağılması ve bu dağılımın tüm türler için yeniden düşünülmesini hatırlatan bir yanıyla karşımızda duruyor. Pek çok açıdan kıymetli olduğunuz söylenebilir ama burada yaptığınız bir hamlenin bizi ayrı etkilediğiniz söyleyebiliriz: kampüsü sadece antroposentrik bakışla görmeyip tüm hayvanların da bu kampüsün öznesi olduğunu hatırlatışınız. Kampüste nasıl bir özneleşme alanı sunuyorsunuz, bunu yapma pratiklerinizden bahsedebilir misiniz?

(Afra) Kampüsün sadece “biz insanlara” ait olmadığını görmek en büyük farkındalık ve bilinçlerimizden birisidir. Kampüste insan yaşamını öncelemeden aksine ortak yaşamı savunarak hem insanlar hem de hayvanlar için ortak paydada nasıl buluşulabilir onu gözeterek ilerlemekteyiz. Örneğin bize temizlik ve hijyen uyarısı dahilinde “kedileri yemekhaneden uzak tutun çevreyi kirletiyorlar” yazısı gelmektedir. Ara ara bizlere gönderilen bu yazıya biz de her daim şu şekilde karşılık vermekteyiz, “İnsan yemeklerindeki baharat ve yağ oranından ötürü bizler de kediler için endişelenmekteyiz. Hijyen konusu dışında önceliğimiz onların sağlıkları olacağı için bu konu bizi de tedirgin etmektedir ve gerekli önemlerle ilgileneceğimizi ifade etmeyi isteriz.” Ayrıca iç-dış parazitlerini düzenli olarak yaptırmak için izin alırken de hem öğrenci hem de hayvan sağlığı için diye bir ibare kullanarak her daim bir insanı ne kadar gözetiyorsak eşit miktarda da bir hayvanı gözetmekteyiz.

(Gamze keleş) Kampüslerde sadece kedi ve köpeklerle değil ilgiye ihtiyacı olan bütün hayvanlar için kulübümüz elinden geleni yapmaktadır. Hayvanların temel ihtiyaçlarının karşılanması haricinde içinde bulundukları kampüsleri ortak yaşam ve eğitim alanı olarak görüp buna uyumlanarak dostlarımız için olabildiğince kolaylaştırmaya çalışmaktayız. Bunları yaparken bilinçsiz ve hayvan düşmanı birtakım öğrenciler, okul çalışanları ve okul yönetimi ile sıklıkla çatışmaktayız.

( Taha ) Biz kampüsü sadece “insanların” değil, hepimizin paylaştığı bir yaşam alanı olarak görüyoruz. Kediler, köpekler, kirpiler, martılar… hepsi bu alanın bir parçası. Onlar için düzenli besleme yapıyoruz, hastalanan hayvanlar için veteriner desteği sağlıyoruz. Bize yeni katılan gönüllülerimizle de tanıtım döneminde kampüs kampüs tanışma gibi küçük etkinlikler yapıyoruz. Böylece herkes biraz daha farkına varıyor bu canlılarla aynı alanı paylaştığımızın ve nasıl bir kulüp olduğumuzun.

(Beren) Kampüslerimiz içerisinde kedisinden, köpeğine, kazından, kaplumbağasına; martısına, kargasına, kirpisine kadar birçok hayvan dostumuzun bakımını üstlendik ve hâlâ üstleniyoruz. “Evcil olmayan” birden fazla hayvan da bu liste içerisinde yer aldığından pratiklerimiz çok çeşitlilik gösteriyor. Çevremizden “ama onun patisi yok, sizi alakadar etmez” yahut ” o kedi değil, pati deyince kedi geliyor aklımıza” tarzı çok söylem duyduk. Bu söylemlerin sebebi aslında kedi ve köpekler gibi “evcil” sayılan hayvanların bakımlarının daha yoğun ve insanların biraz daha aşina oldukları şekilde yapılıyor olması. Kampüslerimizde kedi evleri, mama kapları, su kapları, panolarda bize ait uyarılar gibi bir sürü nesne sayesinde oldukça göz önünde kalıyoruz. Ayrıca kampüslerimize düzenli olarak veteriner hekimler gelip kedilerimizin ve Monti’nin sağlık ihtiyaçlarını da görüyor. Kampüsteki hiçbir hayvan dostumuz (sağlık durumları hariç) istemedikleri şeylerde zorlanmıyor. Kampüsleri içerisinde her türlü alana erişimleri oluyor, güvenli olmayan alanlarda (Elektrik odası, keskin cisimlerin bulunduğu atölye ortamları gibi) ise onları olabildiğince rahatsız etmeyecek engellemeler yapıyoruz. Okul içerisinde var oldukları her an alan için onlarla birlikte sürekli olarak mücadele veriyoruz. Yediklerinden, yuvalarına, yattıkları yerlere kadar laf söz olan çok durum mevcut. Bizler elimizden geldiğince sağlıklı bir şekilde bizimle kampüslerde yaşamaları için çaba sarf ediyoruz.

Kampüste hayvanların var olduğunu göstermenin ilk temsili onlara ait bir besleme alanı oluşturmak. Bu besleme alanıyla insanlara sadece kendilerinin var olduğu bir evrende olmadığımızı başka canlıların da beslenme, barınma ve yaşama hakkına sahip olduğunu gösteriyoruz. İnsanlar kampüste mama kaplarını gördüğünde zihinlerinde “burada benden başka bir canlı/canlılar daha var” diye düşünecektir. Kampüste onların yaşayacakları bir ortam oluşturmak ise canlılar açısından barınma konusunu teşkil ettiğinden önemli bir mesele. Kampüste onların varlığını onlara yaptığımız kedi/köpek yuvalarından da görülebilir.

(İlkay) Aslında alanı oluşturan bizler değiliz. Kediler, köpekler ve diğer hayvanlar insan etkisi veya varlığı olmadan da bizlerle aynı ortamlarda yaşıyorlar. Biz sadece onlara ülkenin veya yalnızca bulundukları okulun güncel durumu içinde sağlıklı yaşamaları, beslenmeleri ve kendilerini savunabilmeleri için yeterli ortamı sağlıyoruz. Bunun her aşamasını da gönüllülükle yapıyoruz. Onları kendi topladığımız bağışlarla kendimiz besliyoruz ve tedavi olmaları gerektiğinde onlarla biz ilgileniyoruz.

(Nehir) Kampüslerimiz , şehirlerimiz, dünyamız çoğu insan böyle davranmasına rağmen sadece bizlere ait değil , aynı anda birçok türden canlının da evi. Tüm kampüslerimizdeki kedilerimizin , bomonti kampüsümüzdeki biricik oğlumuz Monti’nin ve hatta rıhtıma uğrayan yaralı kuşlar da dahil olmak üzere kampüslerimizdeki tüm hayvanların sağlıklarıyla yakından ilgileniyoruz. Fındıklı kampüsümüze düzenli olarak çağırdığımız ve diğer kampüslerimize de çağırmayı planladığımız mobilvet ile kedilerimizin kuduz aşılarını ve iç-dış parazitlerini tamamlıyoruz. Fırsatımız oldukça sağlıkları için kısırlaştırma yapıyoruz. Hasta hayvanlarımızı veterinere götürüyor, kötü durumda olanlara kalıcı- geçici yuva arıyoruz. Onlara kedi evleri temin etmeye çalışarak güvenli alanlar oluşturmaya çabalıyoruz.

(Azra) Kulüp olarak her zaman birbirimizle aktif iletişim hâlindeyiz ve birbirimize destek olarak kampüsteki farklı hayvanlarla ilgileniyoruz. Öncelikle kulüp yönetimi olarak ihtiyaçları kendi aramızda çözmeye çalışıyoruz, ancak gerektiğinde genel grup üyelerinden yardım istiyoruz. Kedilerimiz için kampüslerin çeşitli noktalarında besleme alanlarımız bulunuyor ve günlük olarak gönüllü kişiler tarafından mama ile su ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Haftasonları veya gerektiği durumlarda bu besleme istasyonlarını kullanıyoruz. Köpeğimiz Monti’nin ise Bomonti Kampüsü’nde kendine ait bir alanı var; beslenme ihtiyacını orada karşılıyor ve günlük yürüyüşlerini de düzenli olarak yaptırıyoruz. Böylece kampüsün sadece insanlar için değil, tüm canlılar için bir yaşam alanı olduğunu hissettiriyoruz.

Hayalinizdeki MSGSÜ nasıl bir yer? Bir kampüsü “hayvanlarla beraber düşünmek” neleri açığa çıkartıyor?

(Afra) Hayalimdeki MSGSÜ, hayvan şiddetinin, zulmünün olmadığı ve ortak yaşama saygı duyduğumuz bir yer olabilir. Her ne kadar kolektif bir eylemlilik söz konusu olsa dahi ya da şu an hayvanlara daha iyi şartlarda bakabiliyor olsak dahi zamanında bunun için bir hayli savaş ve direniş verildiğini ifade etmem gerekiyor. Kaç kere yasaklamalara karşı çaresiz hissettiğimi, kedilerimize sarılıp “sizi nasıl koruyacağımı bilmiyorum” diyerek ağladığımı biliyorum. Fakat sonrasında da onları koruma azmi ile ayağa kalkmaktan ve yönetimin karşısına dikilmekten de geri kalmadım elbet. Fakat her kazanım ciddi bir emek ve süreç içermektedir. Şu an var olan döngünün arkasındaki uğraşı insanların da bilmesini ve görmesini çok isterdim.

(Gamze keleş) Hayalimdeki msgsü bütün canlılar için güvenli bir yaşam ve eğitim alanı olmalıdır. Kampüsümüzde hayvanlarla birlikte bulunmak empati ve vicdan duygularımı açığa çıkarmaktadır.Benim hayalimdeki MSGSÜ, herkesin insan ya da hayvan fark etmeden kendini güvende hissettiği bir yer. Bir kedinin dersliklerde öğrencilerle ders dinlemesi, bir köpeğin kampüste herkesin arasında dolaşması bana huzur veriyor. Böyle bir ortamda yaşamak, aslında “yaşamın bütünlüğünü” hissettirmek gibi bir şey. İnsanların da hayvanların da burada bir yeri olduğunu bilmek çok umut verici. Bu his, Pati Kulübü’nü canlı tutan şey bence. Ortak bilinç hepimizi yaşatır.

(Beren) Hayalimdeki MSGSÜ insanların diğer hayvanlardan rahatsızlık duymadığı, eşit ve özgür bir yer. Ne öğrencilere ne de diğer hayvanlara karışıldığı bir üniversite olmasını isterim. Aslında ben hiçbir kampüsümüz hayvansız düşünemiyorum. Kulüp içinde de benzer hisleri paylaştığımızdan kampüs alanını onlar için de yaşanılabilir kılmaya sürekli olarak çaba gösteriyoruz. Hiçbir besleme bölgemize karışılmadığı kedilerimizin hiçbir dönemde kampüs içerisinden ve dersliklerden uzaklaştırılmadığı, insanlar ile birlikte kampüsün ortak alanlarında özgürce dolaştıkları bir ortam yaratmak için elimizden geleni yapıyoruz. Bizden önceki dönemlerde yönetim kurulunda bulanan arkadaşlarımız da benzer hislerle hareket edip ellerinden geleni yaptıklarını düşünüyorum.

Hayal ettiğim MSGSÜ tam olarak buna benzer bir yerdi. MSGSÜ dışarıdan hayvanlara çok değer verdiğini gösteriyordu. Bende bu ortamın içine girince düşündüğümden farklı bir şey çıkmadı. MSGSÜ bir ad, önemli olan içinde yaşayan ve böyle güzel bir şeye vesile olan insanlar. Bir kampüsü hayvanların da insanlar gibi yaşadığı bir yer olarak görmek aslında hayvanların hak ettiği değeri gördüğü için mutlu olmama sebep oluyor. Keşke her hayvan bu değeri görebilse…

(İlkay) Herkes adına içimiz umut doluyor desem yalan olmaz. İdare tarafından da okulumuz öğrencileri tarafından da yalnızca hayvanlarımıza biraz olsun empati gösterilebilen, hayatı onlar için daha da zorlaştırmayan bir düzen hayal ediyorum.

(Nehir) Hayalimizdeki MSGSÜ besleme kaplarımızın bizden habersiz kaldırılmadığı , besleme yapan veya hayvan seven insanlara önyargı ile bakılmadığı , kedi evi gibi hayvanların temel ihtiyacı olan şeyler için bile savaşılması gerekmediği bir ortamdır öncelikle. Bunun yanında tabi herkesin kedilerin, köpeklerin , martıların ,kargaların ve daha bir çok canlı türünün de kampüs yaşamımızın bir parçası olduğunu kabul ettiği, onların dili yok derdini anlatamıyor, hakkını savunamıyor diye her gün ellerinden haklarının alınmadığı (alınmaya çalışılmadığı) bir kampüs yaşamı hayal ediyoruz. Tüm türlerin hakkının eşit derecede savunulduğu , hepimizin birlikte yaşamayı öğrendiği bir kampüs yaşamı…

(Azra) Hayalimdeki MSGSÜ, her türlü canlının birlikte ve özgürce yaşayabildiği, farklı görüşlerin bir arada var olabildiği bir yer. Kampüslerin sadece insanlara ait olmadığını, hayvanların da bu yaşamın doğal bir parçası olduğunu herkes fark etmeli. Tüm canlıların bir arada yaşadığı bir ortamın, dünyayı çok daha mutlu ve huzurlu bir yer hâline getireceğine inanıyorum.

Son yıllarda üniversite kulüplerine ciddi bir zorluk çıkarıldığı ortada duruyor. Pati de MSGSÜ içerisinde varlığını sürdürmekte yönetim tarafından baskıya uğramasıyla zorlanıyor. Aynı şekilde bu coğrafyada bir katliam yasası mevcut. Burada daha sormak istediğimiz Pati kulübü olarak diğer kulüplerden ayrı yaşadığınız zorluklar ve baskılardan bahsedebilir misiniz? Kampüste hayvanların yaşadığı zorluklardan bahsedebilir misiniz? Katliam yasasıyla beraber değişen durumlar söz konusu mu? Katliam yasasına karşı kampüste dayanışmayı büyütmek ve ihtimamı dolaşıma sokmak için önerileriniz neler?

(Afra) Bizler elbette ki coğrafyanın yasasından diğer tüm okullardaki hayvan kulüplerinde de olduğu gibi etkilendik. Buna karşı okulumuzun kedileri toplama girişimini engellemek ve kedilerimizin, köpeğimizin varlığını güvenceye almak için senelik kuduz taliplerini yaptığımızı gösteren bir belge hazırladık. Veteriner hekimler tarafından takibin yapıldığını gösterdik ve üç ayda bir vetbüs uygulamasına geçerek kedilerimizin düzenli olarak hepsinin iç-dış parazitlerinin yapılmasını sağlamaya başladık. Hatta o dönem veterinerimizle birebir iletişime geçip toplamalara karşı bize belge çıkartabilir misiniz diye bir ricamız da olmuştu. Aynı şekilde de bu uygulamaları yaptığımızı bir de kamuoyuna gösterip bir toplama olduğu takdirde “sağlık riski” gerekçesinin bizim kampüsümüzde asla geçerli olamayacağını göstermek adına reels ve postlarımızla da sağlık çalışmalarımızı paylaşmaya başladık. Bunun yanı sıra sadece kampüsteki yaşamı değil sokakta haksız yere müdahale edilen her yaşamı da gözeterek itilaf yasasına karşı postlar girmeye başladık. Açıklamalar, videolar hazırladık ve hâlâ düzenli olarak akıştaki bilgileri hikâyelerimize eklemekteyiz. Ayrıca bireysel olarak eylemlere de katıldık hayvan hakları için ve kulüp olarak Ümraniye’ye gidip açık çağrıda da bulunduk diğer tüm üniversitelere. Her türlü alanda da durmadan hayvanları savunacağımızı göstermekten ve okulda bizlerle yaşayan dostlarımıza da dokundurmayacağımızı ifade etmekten de asla geri kalmayacağız.

(Gamze keleş) Okul yönetimi neredeyse her konuda öğrencilere ve hayvanlara zorluk çıkarmaktadır. Kulübümüzün elindeki çoğu hak okul yönetimine karşı verilen mücadeleler sonucu elde edilmiştir. Katliam yasası ile birlikte kulübümüzün verdiği mücadele artarak devam etmektedir. Kampüslerimizde dayanışarak katliam yasasının kulübümüz öğrencilerinin değil herkesin tepki göstermesi sağlanmalıdır, insanlar bilinçlendirilmelidir.

Açıkçası Pati Kulübü olarak son zamanlarda çok zorlandık. Sadece biz değil, genel olarak üniversite kulüpleri zaten baskı altında ama biz hayvanlarla ilgili bir kulüp olduğumuz için durum biraz daha hassas. Çünkü bizim uğraştığımız şey, doğrudan yaşamla ilgili. Bazen sanki kampüs sadece insanlar içindir gibi davranılıyor; oysa biz burada birlikte yaşıyoruz. Kediler, köpekler, kirpiler, kuşlar… hepsi bu alanın bir parçası. Ama zaman zaman mama kaplarının kaldırılması, hayvanların bulunduğu yerlere müdahale edilmesi gibi durumlarla karşılaşıyoruz. Bu da hem bizi hem de hayvanları çok yoruyor. “Katliam yasası” dediğimiz şey de bu zorlukları katladı. Çünkü artık bu sadece kampüs meselesi değil; sokakta, şehirde, ülke genelinde hayvanların yaşam hakkı tehdit altında. Bu durum doğal olarak bizi çok endişelendiriyor. Birçoğumuz okulda derse girdiğinde bile aklı sokakta kalıyor. Ama tüm bunlara rağmen bizi ayakta tutan şey dayanışma oldu. İnsanların bir araya gelip “bir kap mama bırakmak”, “bir kediyi sahiplenmek”, “bir paylaşım yapmak” gibi küçücük şeylerle bile bir fark yaratabildiğini görmek çok güzel. Bence şu an yapabileceğimiz en önemli şey, bu dayanışmayı büyütmek. Çünkü bu yasa sadece hayvanları değil, aslında vicdanı da hedef alıyor. Biz de o vicdanı canlı tutmak istiyoruz. Pati Kulübü olarak kimsenin susmamasını, korkmamasını istiyoruz. Herkesin yapabileceği küçük bir şey var bir su kabı koymak bile bazen bir canın hayatını kurtarabiliyor. Bu yüzden “ihtimam” kelimesi bizim için çok değerli. Biz sadece hayvanlara değil, birbirimize de ihtimam göstermeye çalışıyoruz. Çünkü birbirimizi koruyabilirsek, onları da koruyabiliriz.

(Beren) Evet, maalesef ki öyle. Üniversitemizde öğrenci kulüpleri sıklıkla engellerle karşılaşıyor. Mekan sorunları, eğitimlere engel olunması, maddi engeller getirilmesi; öğrenci kulüplerimiz işleyişlerini oldukça zorluyor. Bunlara ek olarak bizim ayrıca tek başımıza savaştığımızda birçok durum var. Maddi engel karşılaştıklarımızın en büyüklerinden birisi. Diğer kulüpler bizim kadar maddi yata ihtiyaç duymayabilirler fakat Pati mama almak, veteriner hizmetlerinden faydalanabilmek için maddi desteğe çok fazla ihtiyaç duyuyor. Okul tarafından sponsorlarımız sürekli reddediliyor, en büyük gelir kaynağımız olan kermeslerimiz yasaklanıyor, okul içerisinde satış yapmamızın sürekli önüne geçiliyor. Zorlandığımız bir diğer konu ise etkinlik mekanlarımız okul tarafından uygun bulunmadığı için sürekli olarak plan değişikliği yapıyor olmamız. Kampüslerin öğrencilerin evleri gibi olması gerekirken sürekli olarak mekan sıkıntısı çekiyor olmak çok komik, değil mi? Diğer tüm kulüplerden ayrı olarak bizler sürekli olarak kampüs içi şiddet, yasaklar, yakalama çalışmaları ve meçhul ölümler/kayıplar ile de karşı karşıyayız. Hayvanlarımıza şiddet uyguladığını gördüğümüz ve bildiğimiz birçok şahsın okul içerisinde bulunuyor ve okul yönetimince destekleniyor oluşları bizi çok endişeye düşürüyor. Her dönem yasaklanan, engellenen; bize haber verilmeden kaldırılan besleme bölgelerimizi verdiğimiz mücadele ile elimizde tutabiliyoruz. Her tatil döneminde yaralı, kayıp, hasta kedilerle karşılaşmak canımızı sıkıyor. Bu durumların farkında olduğumuzu ve kampüslerdeki dostlarımızın düzenli olarak takibini yaptığımızı sıklıkla hatırlatıyoruz. Daha fazla bilinçli bir şekilde zarar gören, yaralanan, zehirlenen, öldürülen hiçbir hayvan dostumuza da tahammülümüz kalmadı.

Pati kulübü diğer kulüplerden daha aktif ve hizmet amacı farklı bir kulüp. Çünkü bizlerin aktivite yapmaktan çok canlılara yardım etmek gibi görevlerimiz daha ağır basıyor. Bu önem, okulda da göz önünde görülerek yapılan bir şey olduğu için bunu istemeyen insanlar tarafından şikayet edilebiliyor ya da hiçbir şey denmese bile göz temasıyla bile baskıya uğranılabiliyoruz. Amacımız bu kulübün yaptıklarını (besleme vb.) normal olduğunu insanlara göstermek, iyiye teşvik etmek ve sadece kampüslerimizdeki hayvanların değil dışarıdaki hayvanların da bu iyilikten nasibini almasını sağlamaktır. Kampüste hayvanlar; mama kaplarının kaldırılması, insanların onlara kötü davranması (bağırmak, korkutmak vb.) gibi kötü durumlar yaşıyor. Kampüste bu durumlara karşı direnç göstermenin yolu bu tür durumların yaşandığı an tepki koymak ve bunun yanlış bir şey olduğunu karşı tarafa anlatmaktır. Kısacası olaya müdahil olmak bence en iyi çözüm yolu. Susarsak yine yapacaktır çünkü.

(İlkay) Diğer kulüplere kıyasla daha çok baskıyla karşı karşıya kaldığımızı düşünüyorum. Başka kulüplere kıyasla merkezine insanları değil diğer canlıları alan tek kulüp olarak okul içi birçok kesimden tepki alıyoruz. Kedilerimizin, köpeklerimizin kampüslerde istenmediğini fazlasıyla görebiliyoruz, yasadan gelen cesaretle de onların toplatılmalarına veya yaşam alanlarının ellerinden alınmasına yönelik adımlar için hep diken üstündeyiz.

(Nehir)Gündemdeki itilaf yasası yalnızca hayvanların yaşam hakkını tehdit etmiyor; sokaktaki , kampüsteki hayvan nefretini meşrulaştırıyor. Bu tür yasalar insanlara; hayvanlara zarar vermenin , temel yaşam haklarını ellerinden almanın kabul edilebilir olduğunu aşılıyor. Sokaktaki hayvanlara güvenmeyen ,onlardan korkan insanların bu duygularını nefrete yönlendirip insanların hayvanlara saldırgan davranmasına ve onların da bir canı olduğunu unutmasına zemin hazırlıyor. Toplumdaki nefreti bu kadar körükleyen bir etken varken bizler de kampüste bir sürü zorlukla karşılaşmaktayız. Kampüs içinde hayvanlarımıza şiddet uygulayan insanlar ile uğraşıyoruz ve şikayetlerimizin bir sonuca varacağından bile emin olmadan bu konuda bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Besleme kaplarımız bize haber vermeden kaldırılıyor, kedi evlerimize el uzatılmaya çalışılıyor. Hayvanların tüm temel ihtiyaçlarını karşılamak için okul yönetimi ve kampüsteki hayvan düşmanı zihniyetler ile savaş vermek durumunda kalıyoruz. Bu nefretin aksiyona dönüşmesi ve önümüze bir çok engel çıkarılmaya çalışılmasının cesareti bir noktada itilaf yasasına da dayanmakta. Ancak karşımıza çıkan tüm zorlukların en güçlü karşılığı dayanışma ve kararlılık. Bizim kampüsümüzdeki hiçbir canı sahipsiz bırakmadığımızın, temel yaşam haklarında inatçı olduğumuzun görülmesi burada çok önemli bir rol oynuyor.

(Azra) Pati Kulübü’nün en büyük sorunu maalesef bütçe eksikliği. Okulun kulüpler için bütçe ayırmaması, bizlerin yalnızca bağışlarla patili dostlarımızın ihtiyaçlarını karşılamasına neden oluyor. Bu durum zaman zaman veteriner masraflarının birikmesine, mama ihtiyaçlarını gidermekte zorlanmamıza ve borçlanmamıza yol açıyor. Bir diğer önemli sıkıntımız ise okulun hayvanları yeterince korumaması. Biz kampüste olmadığımızda bazı kişilerin kedilerimize zarar verdiğini biliyoruz ve onları korumak için elimizden geleni yapıyoruz. Ancak okul yönetimi çoğu zaman bu durumlara sessiz kalıyor. Ayrıca mama kaplarımızın haber verilmeden kaldırılması ya da besleme istasyonlarımızın çöp kutusu gibi kullanılması da yaşadığımız problemler arasında. Bu sorunların ortadan kalkması için sadece okul içinde değil, toplum genelinde de bir bilinç oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz. Hayvanların yaşam hakkını savunmak ve kampüste dayanışma ortamını büyütmek için çevremizdeki bireyleri bilinçlendirmeli, birlikte hareket etmeliyiz

Bu dönem neler planlıyorsunuz? Yeni döneme dair hayalleriniz, üretmek istediğiniz alanlar ya da kurmak istediğiniz yeni bağlar neler?

(Afra) Binbir çaba ve mücadele ile oluşturmaya çalıştığımız güvenli alanı iyice genişletmek ve sağlamlaştırmak, insan-hayvan ayrımına son vererek ortak bilinci inşa etmek istiyoruz. Bu yüzden de çabalarımız sürmeye devam edecek. Bu süreçte de diğer tüm öğrenci arkadaşlarımızdan da desteklerini bekliyoruz. Çünkü bu sadece bizlerle olamayacak bir şey. Olay kampüsteki başka bir canlıyı beslemek değil, beslemeye geldiklerinde orada hayvanlar için var olan birini göstermek çok kıymetli oluyor. Bu yüzden beslemelerimize, sağlık çalışmalarımıza ve daha nicesine destekler beklemekte ortak direnci ve çabayı büyütmeyi istemekteyiz.

(Gamze keleş) Bu dönemde kulüp plarak önceliğimiz kampüslerimizdeki ve gücümüzün yetebildiği hayvanların temel ihtiyaçlarına erişimlerini sürdürebilmek ve bunun için öğrencilerle etkileşimde bulunarak çalışmaktır.

Bu dönemde dayanışmayı daha da büyüterek tüm canlılar için yaşanılabilir bir dünya için savaşmaya devam edeceğiz.

Bu dönem için birçok farklı planımız var aslında fakat bu planlarımızı açıkça söylemek heyecanın kaçmasına sebep olabilir o nedenle açıkça söylemeyeceğim. Bu dönem birçok farklı alanda bizlerle tanışacaksınız! Özellikle hayvanlarla ilgili atölyelerde üyelerimizle birlikte bir şeyler üretmek için hepimiz sabırsızlanıyoruz.

Bu dönem kendi özel hayatımdan dolayı kulüpte pek aktif olamayacağım ancak elimden geleni yapmaya vakit ayırmaya gayret göstereceğim

(İlkay) Bu sene de insan ve hayvan ilişkilerini en fazla düzeyde canlı tutabilecek etkinlikler yapmak için çalışıyoruz. Umarız bu etkinlikler sonucu da hayvanlarla birlikte yaşama bilincini bir nebze olsun artırabiliriz.

(Nehir)Bu dönem günlük beslemelerimize ve veteriner işlerimize devam etmek , mümkün olduğunca kısırlaştırma yapmakla beraber düzenlediğimiz etkinliklerde hem eğlenmek hem de hayvanlarla ortak bir yaşam için farkındalık yaratabileceğimiz ortamlar yaratmayı planlıyoruz.

(Azra) Bu dönem Pati Kulübü olarak çeşitli etkinlikler ve atölyeler düzenlemeyi planlıyoruz. Hem yeni hem de eski üyelerimizle bir araya gelerek patili dostlarımızın ihtiyaçlarını karşılamayı ve onlarla daha fazla vakit geçirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca sosyal medya üzerinden farkındalık yaratmak, sticker ve rozet gibi tasarım yapmayı istiyoruz. Tüm bu çalışmalarla hem kulüp içinde daha güçlü bir birlik duygusu oluşturmak hem de kampüste hayvanlarla birlikte yaşama bilincini artırmak istiyoruz.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

(Afra) Bizlerle bu görüşmeyi yaptığınız için çok teşekkür ederiz. Öncelikle sorunlarımız olduğu kadar umutlarımız olduğunu da ifade edebiliriz. Kampüs içindeki kolektif çaba azımsanamayacak kadar büyük ve geniş. Dallanmaya da açık. El ele verdiğimiz sürece olduramayacağımız şey yok. Lütfen bizlerle birlikte kampüste olmaktan ve yaşamı savunmaktan geri kalmayın. Kulüp içinde bizlerle olan ya da kulübe girmeden de destekleyen herkese ayrıca çok teşekkür ederiz.

(Gamze keleş) umarım faydalı bir çalışma olur, teşekkürler

Pati Kulübü aslında kocaman bir “biz” demek. Bir kap su koyan, bir kediyi okşayan, bir kuşa yer açan herkes bu hikâyenin içinde. Bizim amacımız sadece hayvanları korumak değil; birlikte yaşamanın ne kadar güzel bir şey olduğunu hatırlatmak.

Biz Pati olarak okulda ve Türkiye’de verdiğimiz mücadelenin çok ufak bir kısmını açıkça paylaşabiliyoruz. Yaşadıklarımız; söylediklerimizden ve gösterdiklerimizden çok daha fazla. Bu sürekli mücadele bizi yormuyor artık. Bizler bu mücadeleye çok alıştık. Hayvan hakları ile kesişen birçok ortak alanda da kulüp olarak aktif mücadele veriyoruz. Kampüslerde ve dünyada kadınlar, kuir bireyler, hayvanlar ve azınlıklar ile birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz. Sistem değişene ve tüm türler özgür olana kadar asla pes etmeyeceğiz. Bizler biliyoruz ki kurtuluşa tek başımıza erişemeyiz. Ya tüm türler, ya hiçbirimiz!

(Nehir)Küçük bir öğrenci grubu olsak da çok az insanla bile hayvanların yaşamında bize büyük gelmeyen etkiler bırakılabilir. Koyduğumuz bir kap mama ya da veteriner hizmetine ulaşmasını sağladığımız bir can bizim için neredeyse her gün yaptığımız işler olabilir ancak o mamayı yiyen ya da bizim sayemizde iyileşen hayvan için hayatını değiştiren bir adım olabilir. Umarım ki onların hayatı için gösterdiğimiz bunca emek insanlara dile getiremeseler bile tüm canlıların sorunları olduğunu onların da insanlar gibi beslenme ,sağlık ve barınma ihtiyaçları olduğunu biraz olsun hatırlatır.

(Azra) Pati Kulübü olarak kampüslerde yaşayan tüm canların yaşam hakkına saygı duyulmasını istiyoruz. Herkesin küçük bir adımla bile büyük bir fark yaratabileceğine inanıyoruz. Bu kulüp sadece hayvanlara yardım etmek değil, aynı zamanda empati kurmayı, dayanışmayı ve birlikte yaşamayı öğrenmek anlamına geliyor. Hayvanların da bu dünyanın bir parçası olduğunu unutmadan, sevgi ve anlayışla daha bilinçli bir kampüs ortamı oluşturmayı hedefliyoruz.

  • Asosyoloji Dergi

    Önerilen Yazılar

    19 Mart’ın Ardından: Deneyimler, Tepkiler ve İhtimaller

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi, ardından gözaltına alınıp tutuklanmasıyla başlayan 19 Mart sürecinin, kısa sürede ülke genelinde farklı toplumsal kesimleri etkileyen geniş bir siyasal gündeme dönüştü.…

    devamını oku
    In a Year When We’ve Been Struggling to Survive Without Questioning: Long Live Women’s Solidarity

    We’dlike to go back to the very moment you first took to the streets. What did you feel in that moment, with all those eyes on you? What thoughts crossed your mind? Also, what motivated you before you began the protest where you expressed your resistance in the public sphere?  I started my protests in 2023. I’ve been holding demonstrations in the streets and public spaces for three years now. People’s reactions are usually one of shock at first, quickly turning into judgmental stares. In that moment, I always think, “Yes, I’m doing something powerful right now; I’m trying to express an idea, and I’m doing it by marching against the majority.”  I feel I need to stand up straight, and in that moment, I truly feel “brave.” Before I started taking action in public spaces, there was an incident when I was 15—I was sexually harassed by a teacher. He used the excuse that my skirt was “too short” and forced me to lift my skirt in front of a group of male students.  I specify “a bunch of male” students because he deliberately pulled me into their midst and demanded I lift my skirt there. That moment was the first time I confronted the thought, “Yes, I am a woman, and that is exactly why they want me to feel ashamed of my body.” Later, as I saw women in my own country restricting their clothing even when going out “so as not to be harassed,” I thought, yes, someone in this country must take such an action. That’s why I started protesting in a bikini, and doing so holds political significance for me. You’re shoving what bothers society right into their faces to convey an idea—and you’re doing it with a banner. “I am here,” you say …

    devamını oku