Cezve adlı kedinin işkenceyle katledilmesinin ardından fail “Kendini sevdirmediği için hırslandım.” diyerek savundu. Bu söylemin doğru olduğunu varsaysak bile failin sunduğu savunma, yalnızca bireysel bir psikopatolojiyi değil; toplumun ürettiği erkeklik anlayışının kırılgan olduğunu, hak iddiası ve şiddet yetkesinde bulunduğu gözler önüne seriyor. Bu savunma, norm haline gelmiş bir iktidar biçimi olan “rızaya dayalı olmayan sevgiye” duyulan patolojik hak iddiasına işaret ediyor. Bu söylemde karşımıza çıkan dinamik, sadece hayvanlara yönelik şiddetin değil; tarihsel, kültürel ve toplumsal bağlamda kadınlara, çocuklara ve LGBTİ+lara yönelik şiddetin de ortak kökenlerini açığa çıkarır.
Kırılgan Erkeklik: Şiddetin Arka Planı
Kırılgan erkeklik, bireysel özgüvensizlikten çok daha fazlasıdır. Bu kavram, erkekliğin sürekli olarak ispatlanmak zorunda olduğu, “reddedilmenin” erkekliğe yöneltilmiş bir tehdit olarak kodlandığı, erkeklik sosyal inşasının kolay kaybedilip zor kazanıldığına dair bir konsept olmakla beraber ataerkil düzenin doğrudan çıktısıdır. Bu yapı, erkekleri duygularını tanımaya değil, kontrol etmeye; sevilmeye değil, sahip olmaya; reddedilmeye değil, cezalandırmaya hazır olmaya koşullandırır. Cezve’yi öldüren fail, işte bu kırılganlığın şiddete dönüşmüş biçimidir. Kırılgan erkeklikte sevgi, bir duygu değil, bir mülkiyet ilişkisi barındırır. Reddedilirse, mülkünün “itaatsizliği” ortaya çıktığı düşünülerek ‘’sahip olunan’’ cezalandırmaktadır.
Reddedilme Duyarlılığı Saldırganlık ve Patriyarka:
Downey ve Feldman, reddedilme duyarlılığını; bireyin potansiyel reddedilmeye karşı aşırı hassasiyet geliştirmesi ve bu algılanan reddi, öfke, değersizlik ve saldırganlıkla yanıtlaması olarak tanımlar. Bu durum özellikle, sevgiyi “hak edilen” bir şey olarak gören kişilerde görülür. Ancak bu duyarlılık tesadüfi değildir. Ataerkil toplum yapısı, sevilmeye değil, sahip olmaya; duygularını tanımaya değil, tahakkümle “duygu satın almaya” koşullandırır. Bu koşullandırma, toplumsal cinsiyet rejiminin sürdürücüsüdür: Sevilmemek, bir suç olarak deneyimlenir. “Hayır” ise cezalandırılması gereken bir reddediştir.
Ataerkinin Sağlıklı Oğulları, Failler:
Failler çoğu zaman “hasta”, “anormal”, “psikopat” olarak tanımlanır. Ancak eleştirel psikoloji bu anlatının tersine işaret eder: Fail, bu sistemin bir sapması değil; normali, yani ataerkinin sağlıklı oğludur. Cezve’yi katleden kişi, bir anomali değildir. O, duygusunu şiddetle ifade etmeyi kendine hak iddia eden, rızayı hiçe saymayı “hak”, sevgiyi ise “alınması gereken bir ödül” gibi gören, ataerkil sistemi arkasına alan bir faildir. Tıpkı kadın ve LGBTİ+ları ‘’hayır’’ dediği için katleden erkekler gibi.
Kadın , LGBTİ+ ve Hayvanlara Yönelik Şiddetin Ortak Politikası
“İlişkiyi bitirmek istediği için”, yani “hayır dediği için” öldürülen kadın ve LGBTİ+lar bu toprakların tahakküm biçimlerini bütün açıklığıyla gösteren olaylardan yalnızca biridir. Bu aynı erkeklik rejimi, hayvanlara karşı uygulanan şiddette de kendini göstermektedir. Hayvanlar, bu sistem içinde edilgen ve karşılık veremeyecek ‘nesneler’ olarak konumlandırılmakta; hayvanlara yönelik şiddet ise, genellikle “itaatsizlik”, “rahatsız olma” veya “egemenlik kuramama” gerekçeleriyle meşrulaştırılmaktadır. İşte tam bu noktada, Cezve’nin öldürülmesi, hem kadın ve LGBTİ+ cinayetleriyle hem de türcülükle kesişen, iç içe geçmiş bir tahakküm yapısının dışavurumudur. Fail, bireysel bir sapma değil; öğretilmiş erkekliğin vücut bulmuş halidir. Şiddeti meşrulaştıran değer yargıları, sevgiyi hak, reddi ise tehdit sayan normlar tarafından şiddet yetkesini kendinde hak görmüştür. Cezve’yi öldüren el, yalnızca bir kişiye değil, tüm bir sisteme aittir.
Fail, sistemin istisnası veya hasta değil; ataerkil düzenin sağlıklı oğludur.
Referanslar:
Downey G, Feldman SI (1996) Implications of rejection sensitivity for intimate relationships. J Pers Soc Psychol,70:1327-1343.
Downey G, Feldman S, Ayduk O (2000) Rejection sensitivity and male violence in romantic relationships. Pers Relatsh, 7:45-61.
Vandello, J. A., & Bosson, J. K. (2013). Hard won and easily lost: A review and synthesis of theory and research on precarious manhood. Psychology of Men & Masculinity, 14(2), 101–113.


