José Ortega y Gasset’in dokunulan beden ve dokunan bedenini anımsayarak kendi/öteki(+lik) fikrinin ufkunu duyumsamaya davet ediyor bu şiir bizleri. Peki ama, “(B)en”, mesafeyi alabildiğine engince hiçleyişiyle öteyi görünebilir kıldığı bir alanı tasarlamaya kadirse, şiirdeki hâliyle elvedadan merhabaya evrilen bir ölüm, tercüman olabilir mi “(B)en’in (b)en-ötekisi”ne?
BENİ ÖLÜM DOĞURDU
elveda
yanıyorsun
cayır cayır
öteki yüzünü bul bana
çok derinler-in-de
–inde–
sakladığın
öldürmeliyim onu,
kıpkırmızı bir denizde
kavur kavur
yitirmeliyim
ötekini göster onlara
on
lar
d
a
n damıtılmış
bulmama az kala
aralarda
dışım içime taşmakta
varlık avucunda ölümün dizlerine
uzanıp
ağıtlar yakmalıyım
(doğumlara)
ötesini anlatacağım sana
peşimizi bırakmalı
rûyalar
öğreneceksin ölmeyi
beklemeli
aradığım
çoklaştığımız dehlizleri
koparacağım
dişlerimle teker teke tek
doğuma şafak kala
sönmek üzeresin
ben benden ayrıldım
Merhaba!


